Tahkimde Aslolan Sulh Olmaktır, İtilaflı Olmak Değil.

17 Ekim 2019

Moderatörlüğünü ve açılış konuşmasını İGİAD Yönetim Kurulu Üyemiz Av. Selçuk Kar’ın yaptığı program, Hukuk Vakfı Başkanı ve İGİAD Eğitim Komisyonu Üyemiz Av. Muharrem Balcı’nın uyuşmazlıkların çözüm mekanizması olan Tahkim uygulamasını konu alan konferansıyla devam etti.


“Dokuz hukukçu olarak Sudan’a 1996 yılında yaptığımız ziyarette Sudan hukuk ve yargı sistemini incelediğimizde tahkimin halk arasında nasıl uygulandığını görmüştük. Uyuşmazlıkların %80’i tahkimde, kalan kısım ise mahkemelerde görülüyordu. Ülkemizde özellikle Doğu bölgemizde uygulanan basit tahkimin yaptırımlı şekilde ülkenin her tarafında uygulanması, ülke insanımızın birbirine hasım yerine hısım olmasını sağlayacak önemli bir çalışma olacaktır.

1999’da Tahkim kitabını yazdığımda Amerika’da ticari uyuşmazlıkların %78’i tahkimde görülürken, bu oran şimdi %100 olmuştur. Yani ABD’de ve Avrupa’da Ticaret Mahkemeleri yerini tahkim yargısına bırakmıştır. Bu haliyle değerlendirdiğimizde tahkim bir alternatif yargı yolu olmaktan çıkmış, birincil yargı yolu olmuştur.

Sulh, ıslah, barış, bunlar insan fıtratında var olan önemli bir hasletlerdir. Nitekim Kur’an-ı Kerimde Nisa suresi 35. Ayet, eşler arasında uyuşmazlık halinde her iki taraftan birer hakem seçilip aralarındaki uyuşmazlığın giderilmesi emredilmiştir. Aslolan sulh olmaktır, itilaflı olmak değil.

Herkesin gördüğü gibi, devlet yargısı insanları hasım yapmaktadır. Kişilerin ve şirketlerin ticari sırları ortaya dökülmekte, insanlar ve kurumlar bir daha bir araya gelemeyecek şekilde birbirlerini itham etmekteler. Tahkim yargısında ise, taraflar hakemlerini bilgisine ve tecrübesine, yetkinliğine güvendikleri ortak bir veya birkaç uzman veya bilge kişiden seçerek, uyuşmazlıklarını teslim etmekte, bu arada aralarındaki ilişkiyi de sürdürmektedirler. Bu haliyle tahkim, insanları hasım yerine hısım yapmaktadır. Allah’ın tavsiye ettiği bir kurumun başka türlü sonuç vermesi de mümkün değildir.

Tahkim de bir yargı usulüdür ve devlet yargısından farkları vardır. Öncelikle tahkim, medeni, barışçıl, dostane çözüm; güvenilir, gizli, süratli ve kolay bir yargı yoludur. Tahkimde taraflar, bizzat tanıdıkları, bilgisine, hukuk ve yargı yetkinliğine, tecrübesine güvendikleri bir veya birkaç hakeme veya hakemlik kurumuna uyuşmazlıklarını tevdi ettikleri bir yargılama sistemidir. Bu haliyle barışçıl, dostane, güvenilirdir. Hukuk Muhakemeleri Kanununa göre en fazla bir yıl içinde sonlandırılan süratli yargı yoludur. Tahkim yargılaması gizli yapılır. Devlet yargısı gibi tarafların gizli kalması gereken bilgileri, defterleri, tahkimde ortalığa saçılmaz, sadece taraflar, hakemler ve tahkimde görev alanlar tarafından görülür ve bilinir. Gazetelere manşet olmaz. Hakemler, tarafların bilgi ve tecrübesine güvendikleri uzmanlardan seçileceği için güvenilir ve kolay bir yargı yoludur. Tahkim uzlaştırmaya yönelik bir yargı sistemidir.

Aslında kurumsal olmayan   bireysel tahkim masraflı değildir ve yaygınlaşmasını dilediğimiz, mücadelesini verdiğimiz tahkim bireysel tahkimdir. Burada taraflar tahkim kurallarını, uygulanacak hukuku ve hakem ücretlerini karşılıklı belirleyebilirler. Bu yönüyle pahalı bir yargı değildir. Kurumsal tahkimde ise tahkim kurumu, örneğin İstanbul Ticaret Odası Tahkim Bürosu’nun belirlediği harç, bilirkişi ücretleri ve vekalet ücretleri vardır. Özellikle bilirkişi ücretleri fahiş rakamlarla uygulanmaktadır. Bu yönüyle büyük ölçekli olmayan uyuşmazlıkların çözümünde kurumsal tahkim, tahkimden beklenen yararı sağlamamaktadır. Tahkimin yaygınlaşmasını istiyorsak, kolay ulaşılabilir ve daha az maliyetli olmasına çalışmalıyız.”


Program, üyelerin sorularıyla devam etti. Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ömer Bedrettin Çiçek ve Yönetim Kurulu Üyesi Av. Selçuk Kar’ın Av. Muharrem Balcı’ya hediye takdimi ile program son buldu.


Tahkim sunumu için tıklayınız


Konferansı izlemek için tıklayınız